
Amerika’nın Louisiana eyaletinde, cazın doğduğu şehir New Orleans’ta, Bourbon Caddesi’ndeki eski bir malikâne yıllardır yerel halk arasında korkuyla anılıyor. “Kanlı Piyanist” efsanesi burada doğmuş. Malikâne, 19. yüzyıl sonlarında ünlü bir caz piyanistine aitti. Söylentiye göre, piyanist yıllar boyunca insanlara tuhaf bir büyüyle cazibeli melodiler çalarken, evinin bodrumunda akıl almaz bir karanlık yaşıyordu.
Komşuları sık sık malikâneden sabahlara kadar gelen piyano seslerini duyuyordu. Ancak bir gece, piyanistin sesi kesildi. Sabah olduğunda malikâne kan gölüne dönmüş, piyanist ise piyanonun başında ölü bulunmuştu. Parmakları tuşlara hâlâ basılıydı, yüzü ise korkunç bir ifade ile kasılmıştı. Şehir polisi olayı açıklayamadı; içerde başka hiç kimse yoktu.
O günden sonra, malikâne kapatıldı. Fakat çevrede yaşayanlar, geceleri aynı melodilerin çalındığını, hatta bazen kanlı izlerin piyanonun çevresinde belirdiğini söylüyor. Kimileri gece malikâneye yaklaşanların kulaklarına bir melodi fısıldandığını ve bu kişilerin kısa süre sonra akıllarını yitirdiğini anlatıyor.
Turistler için bir cazibe merkezi olan Bourbon Caddesi’nde yerli halk hâlâ o malikâneden uzak durur. Kapısına bırakılan çiçekler, onun ruhunu yatıştırmak için konurmuş. Ancak bazı akşamlar camdan bakanlar, odada yalnız bir adamın, kanlı parmaklarıyla siyah beyaz tuşlarda dans ettiğini görür.
New Orleans’ın caz dolu ruhu içinde, bu malikâne hâlâ bir sır gibi durur. İnsanlar ne kadar eğlenirse eğlensin, Kanlı Piyanist’in melodileri her gece karanlık sokaklarda yankılanır. Kimse onun son parçasını bitiremediğini söyler. Ve hâlâ her gece, yeni bir kurban aradığına inanılır.


